2026 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31 hazırlıkları kapsamında Türkiye’de gençlerin karar alma süreçlerine katılımını artırmaya yönelik çalışmalar hız kazandı. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülecek program çerçevesinde 30 ilde gençlik iklim çalıştayları gerçekleştirilecek; 81 ilden seçilecek 81 genç delegenin, gençlerin iklim gündemindeki önceliklerini ulusal ve uluslararası platformlara taşıması hedeflenecek.
Çalışmalar, iklim değişikliğiyle mücadeleyi yalnızca kamu kurumlarının ve uzmanların gündeminde tutmak yerine öğrencileri, gençlik kuruluşlarını ve üniversiteleri sürecin doğrudan paydaşı haline getirmeyi amaçlıyor. MEB’in duyurusunda yer alan 30 ildeki çalıştaylar, gençlerin iklim değişikliğinin eğitim, sağlık, tarım, kentleşme ve afet riskleri üzerindeki etkilerini tartışabileceği katılımcı buluşmalar olarak öne çıkıyor.
30 ilde gençlerin iklim gündemi masaya yatırılacak
Gençlik iklim çalıştaylarında öğrencilerin yaşadıkları bölgelerde karşılaştıkları çevre sorunlarını gündeme getirmesi bekleniyor. Bölgesel farklılıkların ortaya konulması, iklim politikalarının yalnızca genel hedefler üzerinden değil, yerel ihtiyaçlar dikkate alınarak ele alınmasına katkı sağlayabilir.
Çalıştayların kapsamına ilişkin paylaşılan bilgilerde, gençlerin iklim değişikliği konusunda farkındalık kazanmasının yanı sıra çözüm önerileri geliştirmesine ve bu önerileri karar vericilere aktarmasına önem verildiği görülüyor. Eğitim kurumları üzerinden yürütülecek süreç, iklim okuryazarlığının yaygınlaştırılması ve öğrencilerin çevre politikalarına ilgisinin artırılması açısından da değerlendiriliyor.
81 ilden 81 genç delege seçilecek
81 ilden 81 genç delege belirlenmesi, programın ülke genelindeki temsil boyutunu güçlendirecek adımlardan biri olarak öne çıkıyor. Her ilden bir gencin sürece dahil edilmesiyle farklı bölgelerin iklim değişikliğine ilişkin deneyimlerinin ve beklentilerinin ortak bir gençlik gündeminde buluşturulması planlanıyor.
Genç delegelerin belirlenmesiyle birlikte öğrencilerin yalnızca etkinlik izleyicisi olarak değil, görüş sunan ve politika önerisi geliştiren katılımcılar olarak konumlandırılması amaçlanıyor. Bu yaklaşım, iklim krizinden en uzun süre etkilenecek kuşakların uluslararası iklim müzakerelerine ilişkin hazırlık süreçlerinde söz sahibi olmasını sağlayabilir.
Gençlerin gündeme taşıyacağı başlıklar arasında eğitim kurumlarında enerji verimliliği, atık yönetimi, su kaynaklarının korunması, sürdürülebilir ulaşım ve iklim kaynaklı afetlere hazırlık gibi alanların bulunması bekleniyor. Ancak delegelerin çalışma yöntemi ve önerilerinin hangi mekanizmalarla konferans sürecine aktarılacağına ilişkin ayrıntılar, paylaşılan bilgilerde tüm yönleriyle açıklanmış değil.
Üniversite öğrencilerine akademik görev
Yükseköğretim Kurulu tarafından duyurulan çalışma ise üniversite öğrencilerini COP31 sürecinin akademik boyutuna dahil ediyor. Öğrencilerin konferans kapsamında akademik görev üstlenmesi, iklim değişikliği konusunda yürütülen bilimsel çalışmaların gençler tarafından izlenmesine, tartışılmasına ve farklı disiplinler arasında paylaşılmasına imkan sağlayacak.
Üniversitelerin sürece katılması, iklim politikalarının yalnızca çevre bilimleriyle sınırlı kalmaması bakımından önem taşıyor. Hukuk, ekonomi, mühendislik, şehir ve bölge planlama, sağlık, tarım ve sosyal bilimler alanlarında yapılan çalışmalar, iklim değişikliğinin toplumsal etkilerine ilişkin daha geniş bir çerçeve sunuyor.
YÖK’ün duyurusunda üniversite öğrencilerine verilecek akademik görevin kapsamına ilişkin ayrıntılar kamuoyuyla paylaşılırken, bu katılımın gençlerin bilimsel müzakere kültürü kazanmasına ve uluslararası iklim gündemini yakından takip etmesine katkı sağlaması bekleniyor. Öğrencilerin akademik birikimlerini konferans ortamına taşıması, gençlik katılımının yalnızca temsil düzeyinde kalmaması açısından önem taşıyor.
COP31 hazırlıkları Birleşmiş Milletler gündemine taşındı
COP31 hazırlıkları, Birleşmiş Milletler çatısı altında yürütülen iklim diplomasisinin Türkiye’deki eğitim ve gençlik politikalarıyla bağlantısını da görünür hale getirdi. Hürriyet’te yer alan “Birleşmiş Milletler’de COP31 damgası” başlıklı haberde, konferansın uluslararası gündemdeki yeri ve Türkiye’nin hazırlıklarına ilişkin gelişmeler öne çıkarıldı.
Birleşmiş Milletler iklim konferansları, ülkelerin sera gazı emisyonlarını azaltma, iklim değişikliğinin etkilerine uyum sağlama ve iklim finansmanını güçlendirme konularında müzakere yürüttüğü en önemli uluslararası platformlar arasında yer alıyor. Bu toplantılarda alınan kararlar, ulusal iklim planlarının hazırlanmasından enerji ve sanayi politikalarına kadar geniş bir alanda etkili olabiliyor.
Türkiye’nin COP31 kapsamındaki gençlik programı, bu uluslararası çerçeveyi eğitim kurumlarına ve yerel topluluklara taşımayı hedefleyen bir hazırlık olarak değerlendiriliyor. 30 ildeki çalıştaylarla 81 ilden seçilecek delegelerin aynı sürecin farklı aşamalarını oluşturması, yerel görüşlerin daha geniş bir temsil ağı içinde toplanmasına imkan verebilir.
Gençlerin önerileri için yeni aşama bekleniyor
Programın bundan sonraki aşamasında çalıştayların takvimi, katılımcı seçim ölçütleri ve genç delegelerin görev kapsamına ilişkin ayrıntıların netleşmesi bekleniyor. Üniversite öğrencilerinin akademik görevlerinin hangi kurumlarla iş birliği içinde yürütüleceği ve ortaya çıkacak çalışmaların COP31 gündemine nasıl aktarılacağı da sürecin izlenecek başlıkları arasında bulunuyor.
MEB, YÖK ve ilgili kurumların çalışmaları eşgüdümlü yürütmesi halinde gençlerin yerel deneyimleri, akademik araştırmalar ve uluslararası iklim müzakereleri arasında daha güçlü bir bağ kurulabilir. COP31 hazırlıkları kapsamında düzenlenecek çalıştaylar ve genç delege süreci, bu bağlantının sahadaki ilk önemli adımlarını oluşturacak.