Kartla ödeme sırasında ürün ya da hizmet bedeline eklenen komisyon, tüketicinin cebinden çıkıyor. İşletmelerin bankalara ödediği POS kullanım maliyetini “kart farkı”, “komisyon” veya benzeri adlarla müşteriye yansıtması, tek çekim ya da nakit ödemeye kıyasla daha yüksek bedel talep edilmesi halinde hukuki uyuşmazlık konusu olabiliyor.
5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu uyarınca üye işyerleri, kartla ödeme yapan müşteriden nakit ödeme yapan müşteriye göre daha yüksek bir bedel isteyemiyor. Kredi kartı kullanımından doğan banka komisyonunun doğrudan tüketiciye yüklenmesi de bu düzenlemenin amacıyla bağdaşmıyor. Tüketici, kendisinden haksız şekilde alınan farkın iadesini isteyebiliyor.
POS komisyonu müşterinin faturasına eklenemiyor
Bir işletmenin bankayla yaptığı anlaşma kapsamında ödemek zorunda olduğu POS komisyonu, kural olarak işyeri ile banka arasındaki ticari ilişkinin parçası. Bu bedelin alışveriş sırasında müşteriye “kartla ödeme farkı” adı altında yansıtılması, tüketicinin aynı ürün veya hizmet için ödeme yöntemine göre daha fazla para ödemesine yol açıyor.
Özellikle “nakit 1.000 lira, kartla 1.100 lira” şeklindeki uygulamalar, farkın kart kullanımı nedeniyle alındığını açıkça gösteriyor. Taksitli satışlarda toplam bedelin önceden açık ve anlaşılır biçimde bildirilmesi gereken farklı maliyetler bulunabilir; ancak bankanın POS kesintisini son anda tüketicinin üzerine bırakan, önceden duyurulmayan veya yanıltıcı nitelikteki ek ücretler ayrı değerlendiriliyor.
Farkı ödediğini gösteren belge süreci güçlendiriyor
İade talebinde bulunacak tüketicinin ilk adımı, fazladan ödediği tutarı kanıtlamak. Fatura, satış fişi, slip, banka hesap hareketi, internet sitesi ekran görüntüsü, işletmenin fiyat duyurusu ve yazışmalar başvuruda kullanılabilecek belgeler arasında yer alıyor. Kart slipinde toplam tutarın görünmesi tek başına yeterli olmayabilir; mümkünse nakit fiyat ile kart fiyatı arasındaki farkı gösteren kayıtların da saklanması gerekiyor.
İşletmeden yazılı şekilde iade talep edilmesi, uyuşmazlığın çözülmemesi halinde tüketicinin hangi tarihte ve ne kadar fark ödediğini ortaya koyuyor. Mesajlaşma uygulamalarındaki yazışmalar, e-posta kayıtları ve işletmenin “kart komisyonu” aldığını belirttiği ilanlar da delil niteliği taşıyabiliyor.

Başvuru tüketici hakem heyeti veya mahkeme üzerinden yapılıyor
İşletme haksız alınan bedeli geri ödemezse tüketici, uyuşmazlık tutarına göre tüketici hakem heyetine ya da tüketici mahkemesine başvurabiliyor. Hakem heyetine yapılan başvurularda satın alma belgesi, kart ekstresi, farkın alındığını gösteren kayıtlar ve işletmeye gönderilen iade talebinin eklenmesi önem taşıyor.
Başvuru sonucunda tüketicinin haklı bulunması halinde yalnızca ana paranın değil, talebin niteliğine ve verilen karara göre yasal faizin de gündeme gelmesi mümkün. Faiz, her olayda otomatik olarak ve aynı tarihten başlatılmıyor; başvurunun türü, temerrüt tarihi, talebin nasıl ileri sürüldüğü ve kararın içeriği dikkate alınıyor. Bu nedenle tüketicinin dilekçesinde fazladan alınan tutarla birlikte yasal faiz talebini de açıkça belirtmesi gerekiyor.
Bankaya yapılan bildirim de kayıt oluşturuyor
Kartla ödeme sırasında fark alındığını düşünen tüketici, işletmeye başvurmanın yanında kartı veren bankaya da durumu bildirebiliyor. Bankanın işyeriyle olan üye işyeri sözleşmesi çerçevesinde inceleme yapması ve gerekli görürse ilgili kurallara aykırı uygulama hakkında işlem başlatması mümkün. Bankaya yapılan bildirim, tüketicinin olayla ilgili erken tarihte itiraz ettiğini gösteren ek bir kayıt oluşturuyor.
Farkın kart ekstresinde açıkça görünmesi, işlemin iptali veya bedelin iadesi için bankaya itiraz edilmesini kolaylaştırabiliyor. Ancak banka incelemesiyle tüketici hakem heyeti ya da mahkeme süreci birbirinin yerine geçmiyor. Tüketici, elindeki belgeleri koruyarak uygun başvuru yolunu seçmek zorunda.
İşletmelere idari yaptırım uygulanabiliyor
Kart kullanımını pahalılaştıran işletmeler yalnızca tüketiciye karşı iade yükümlülüğüyle karşılaşmıyor. Mevzuata aykırı uygulamalar, ilgili kamu kurumlarının denetimine ve idari yaptırım süreçlerine de konu olabiliyor. Tüketicilerin fiş veya fatura almadan ödeme yapması, ispat aşamasında önemli bir boşluk oluşturduğu için her alışverişte belge talep edilmesi öneriliyor.
Uzmanlar, kartla ödeme öncesinde toplam tutarın, taksit sayısının ve varsa hizmet bedelinin açıkça sorulmasını; ödeme sonrasında slip ile satış belgesinin karşılaştırılmasını tavsiye ediyor. Tüketici, kendisinden kart kullanması nedeniyle ek ücret alındığını düşünüyorsa belgelerini saklayarak işletmeye yazılı başvuru yapmalı, sonuç alamadığı durumda hakem heyeti veya mahkeme yoluna başvurmalı.