İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğanı hedef aldı ve Erdoğan için “tiran” ifadesini kullandı. Netanyahu’nun sözleri, Türkiye ile İsrail arasında Gazze savaşı nedeniyle aylardır devam eden sert siyasi gerilimi yeniden gündeme taşıdı.
Netanyahu, BM kürsüsündeki konuşmasında Erdoğanı İsrail karşıtı tutumu ve Gazze politikası üzerinden eleştirdi. İsrail Başbakanının konuşması sırasında salondaki çok sayıda ülke temsilcisinin yer almaması da uluslararası basında öne çıkan görüntüler arasında yer aldı. Netanyahu, konuşmasının önemli bölümünde İsrailin Gazze’deki operasyonlarını savunurken, kendisine ve ülkesine yöneltilen eleştirileri reddetti.
Netanyahu Erdoğanı hangi ifadeyle hedef aldı?
İsrail Başbakanı, konuşmasında Erdoğanı “tiran” olarak niteledi. Bu ifade, Ankara ile Tel Aviv arasındaki diplomatik söylem savaşını daha da sertleştirdi. Netanyahu, daha önce de Erdoğanı İsrailin Gazze politikası üzerinden yaptığı açıklamalar nedeniyle hedef almış, Erdoğan ise İsrail hükümetinin Filistinlilere yönelik saldırılarını ve Gazze’deki insani tabloyu ağır sözlerle eleştirmişti.
Netanyahu’nun BM konuşmasında Erdoğanı doğrudan hedef alması, iki lider arasında son dönemde karşılıklı açıklamalarla büyüyen gerilimin uluslararası bir platforma taşınması anlamına geldi. İsrail Başbakanı, Gazze’de yürütülen askeri harekâtın Hamas tehdidine karşı gerçekleştirildiğini savunurken, Türkiye İsrailin saldırılarının siviller üzerindeki etkisine ve uluslararası hukuka yönelik tartışmalara dikkat çekiyor.
Ankaradan Netanyahuya sert karşılık
Netanyahu’nun sözlerine Türkiyeden gelen tepkilerde, İsrail Başbakanının ifadeleri kınandı. Ankara, Erdoğanı hedef alan açıklamaları “hadsiz ve alçak” olarak nitelendirdi. Türk yetkililer, Netanyahu hükümetinin Gazze’de yaşanan can kayıpları ve insani kriz karşısında sorumluluk taşıdığını belirterek, İsrail yönetiminin dikkatleri kendi uygulamalarından uzaklaştırmaya çalıştığını savundu.
Türkiye’nin tepkisinde, Netanyahu’nun Erdoğana yönelik sözlerinin kabul edilemez olduğu vurgulandı. Ankara, Cumhurbaşkanının Filistin meselesindeki tutumunun Gazze’deki gelişmelere ve İsrailin askeri operasyonlarına ilişkin siyasi bir değerlendirme olduğunu, İsrail Başbakanının kişisel saldırılarının bu eleştirilerin önüne geçemeyeceğini bildirdi.

Gazze savaşı iki ülke ilişkilerini kopma noktasına getirdi
Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkiler, Gazze savaşının başlamasının ardından hızlı biçimde kötüleşti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrailin Gazze’ye yönelik operasyonlarını sert biçimde eleştirirken Hamas ile İsrail arasındaki çatışmanın kalıcı bir çözüme kavuşması için Filistin devletinin kurulması gerektiğini savundu. Netanyahu hükümeti ise Türkiyenin açıklamalarını İsraile yönelik düşmanca tutumun göstergesi olarak değerlendirdi.
Ankara, Gazze’de ateşkes sağlanması, insani yardımın kesintisiz ulaştırılması ve iki devletli çözüm temelinde siyasi sürecin başlatılması çağrılarını sürdürüyor. İsrail yönetimi ise Hamasın silahsızlandırılması ve Gazze’nin güvenlik kontrolünün İsrailin talepleri doğrultusunda yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirtiyor. Tarafların öncelikleri arasındaki fark, diplomatik gerilimin kısa sürede azalmasını zorlaştırıyor.
BM kürsüsündeki konuşma tartışma yarattı
Netanyahu’nun konuşması, yalnızca Erdoğana yönelik sözleriyle değil, Genel Kurul salonundaki görüntülerle de tartışıldı. Bazı delegasyonların konuşma sırasında salondan ayrıldığı, Netanyahu’nun ise büyük ölçüde boşalan salona hitap ettiği görüldü. Bu görüntüler, İsrailin Gazze politikalarına yönelik uluslararası tepkilerin boyutunu gösteren bir gelişme olarak yorumlandı.
Türkiyeden yapılan açıklamalarda, Netanyahu’nun Erdoğanı hedef alan sözlerinin BM kürsüsünün barış ve diplomasi işleviyle bağdaşmadığı belirtildi. Ankara, Gazze’deki insani durumun ve Filistinlilerin yaşadığı kayıpların gündemde tutulacağını, İsrail hükümetinin siyasi saldırılarının Türkiye’nin bu konudaki tutumunu değiştirmeyeceğini açıkladı.
Netanyahu ile Erdoğan arasındaki karşılıklı suçlamalar, Gazze’de ateşkes ve bölgesel diplomasi arayışlarının sürdüğü bir dönemde yeni bir siyasi gerilim başlığı oluşturdu. BM Genel Kurulundaki sözlerin ardından tarafların açıklamalarında yumuşama sinyali görülmezken, Ankara İsrailin Gazze’deki uygulamalarına yönelik eleştirilerini sürdürüyor.