Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Türkiye’de gerçekleştirilen Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi’ne katılmadı. Zirve kapsamında liderlerin verdiği aile fotoğrafında yer almayan Aliyev’in yokluğu, toplantının siyasi gündeminde öne çıkan başlıklardan biri oldu. Azerbaycan basını, Aliyev’in Türkiye’ye neden gelmediğine ilişkin farklı değerlendirmelere yer verirken, Ankara’dan konuya dair ayrıntılı bir açıklama yapılmadı.
Zirveye katılan liderler, Türk dünyası arasındaki iş birliğinin geliştirilmesi, ulaştırma bağlantılarının güçlendirilmesi ve ortak siyasi tutumların ele alınması amacıyla bir araya geldi. Toplantıda liderlerin birlikte verdiği fotoğraf, teşkilatın birlik mesajının sembolü olarak değerlendirilirken Aliyev’in karede bulunmaması dikkat çekti.
Aliyev’in yokluğu zirve fotoğrafına yansıdı
Türkiye’deki zirve sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk dünyasının ortak duruşuna vurgu yaptı. Erdoğan’ın Türk dünyasının aile fotoğrafında ayrılığa yer olmadığı yönündeki ifadesi, Aliyev’in toplantıya katılmamasıyla birlikte yorumlandı. Bu sözlerin doğrudan Azerbaycan Cumhurbaşkanı’nın yokluğuna yönelik olup olmadığı ise açıklığa kavuşmadı.
Azerbaycan basınında yayımlanan haber ve analizlerde, Aliyev’in zirveye gelmemesinin arka planına ilişkin çeşitli ihtimaller gündeme taşındı. Bazı yayın organları gelişmeyi diplomatik takvim ve program değişikliği çerçevesinde ele alırken, bazı yorumlarda Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinde son dönemde ortaya çıkan görüş ayrılıklarına dikkat çekildi. Resmi makamlar, katılmama kararının gerekçesine ilişkin kamuoyuyla ayrıntılı bir bilgi paylaşmış değil.
29 Ekim mesajında Şuşa vurgusu
Aliyev, zirveye katılmamasına rağmen 29 Ekim dolayısıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan’a mesaj gönderdi. Mesajında Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhuriyet Bayramı’nı kutlayan Azerbaycan Cumhurbaşkanı, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın simgelerinden biri olan Şuşa Beyannamesi’ne atıfta bulundu.

Şuşa Beyannamesi, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin müttefiklik düzeyinde ilerletilmesini öngören siyasi belge olarak biliniyor. Aliyev’in mesajında bu belgeyi hatırlatması, zirvede bulunmamasına rağmen Ankara-Bakü ilişkilerinin temel çerçevesine bağlılığını gösteren diplomatik bir işaret olarak değerlendirildi. Mesajın tonu, iki ülke arasındaki bağların yalnızca güncel siyasi temaslarla sınırlı olmadığını vurguladı.
Türkiye ve Azerbaycan, enerji, savunma, ulaştırma ve bölgesel güvenlik başlıklarında uzun süredir yakın iş birliği yürütüyor. Karabağ Savaşı sonrasında ilişkilerde askeri ve siyasi dayanışma daha görünür hale gelirken, Bakü ile Ankara arasındaki temaslar Türk Devletleri Teşkilatı içindeki dengeler bakımından da önem taşıyor.
İlişkilerdeki başlıklar yeniden tartışılıyor
Aliyev’in zirveye katılmaması, iki ülke arasındaki ilişkilerin bütünüyle koptuğu anlamına gelen resmi bir açıklamayla desteklenmiş değil. Buna rağmen gelişme, son dönemde Türkiye-Azerbaycan hattında gündeme gelen farklı meselelerin yeniden tartışılmasına yol açtı. Azerbaycan basınındaki analizlerde, tarafların bölgesel gelişmelere yaklaşımı, diplomatik öncelikleri ve Türk dünyası içindeki siyasi koordinasyon konuları öne çıkarıldı.
Ankara açısından Azerbaycan, Kafkasya’daki en önemli ortaklardan biri olmayı sürdürüyor. Bakü yönetimi de Türkiye ile ilişkilerini dış politikasının temel unsurlarından biri olarak tanımlıyor. Bu nedenle liderler düzeyindeki bir zirveye katılım gerçekleşmemesi, iki başkent arasındaki genel ilişkinin seyrinden bağımsız değerlendirilmiyor.
Aliyev’in mesaj göndermesi, diplomatik temas kanallarının açık tutulduğunu gösterdi. Türkiye tarafı da Cumhuriyet Bayramı vesilesiyle iletilen mesajı kamuoyuna duyurdu. Zirvenin ardından tarafların yeni bir görüşme takvimi açıklayıp açıklamayacağı ve Aliyev’in katılmadığı toplantının gerekçesine ilişkin resmi bir bilginin paylaşılıp paylaşılmayacağı izleniyor.