BİM, teknoloji alanındaki çalışmalarını ayrı bir şirket çatısı altında toplamak üzere 250 bin lira sermayeli yeni bir şirket kurdu. Gelişmeyi Dünya Gazetesi duyururken, yeni yapının faaliyet alanına, yönetim kadrosuna ve hangi projeleri yürüteceğine ilişkin ayrıntılar kamuoyuyla sınırlı biçimde paylaşıldı.
Perakende sektöründe teknoloji yatırımları yalnızca internet üzerinden satış kanallarıyla sınırlı kalmıyor. Mağaza operasyonlarının yönetimi, stok takibi, tedarik zincirinin planlanması, fiyatlandırma, müşteri davranışlarının analiz edilmesi ve lojistik süreçlerin hızlandırılması da şirketlerin teknoloji gündeminde önemli yer tutuyor. BİM’in yeni şirketi, bu başlıkların bir veya birkaçında faaliyet gösterecek ayrı bir kurumsal yapı oluşturma hedefinin işareti olarak değerlendiriliyor.
BİM teknoloji faaliyetlerini neden ayrı şirket altında topluyor?
Yeni bir şirket kurulması, teknoloji yatırımlarının perakende operasyonlarından bağımsız biçimde planlanmasına ve uzman ekiplerle yönetilmesine imkân sağlayabilir. Böyle bir yapı, yazılım geliştirme, dijital ürün tasarımı, veri analitiği ve otomasyon gibi alanlarda uzmanlaşan çalışanların istihdam edilmesini kolaylaştırırken, teknoloji projelerinin performansının ayrı bir bütçe ve iş planı üzerinden izlenmesine de olanak tanıyabilir.
BİM’in geniş mağaza ağı ve yüksek işlem hacmi dikkate alındığında, teknoloji altyapısındaki küçük bir iyileşme bile operasyonların tamamında ölçülebilir sonuçlar yaratabilir. Raflardaki ürünlerin bulunurluğunun artırılması, depolarla mağazalar arasındaki sevkiyatın daha doğru planlanması ve talep değişimlerinin önceden tahmin edilmesi, maliyetlerin kontrol edilmesi açısından önem taşıyor.
Perakendede rekabetin yeni alanı veri ve otomasyon
Gıda ve hızlı tüketim perakendesinde rekabet, mağaza sayısının yanı sıra verinin ne kadar hızlı işlendiği ve bu verinin kararlara nasıl dönüştürüldüğü üzerinden de şekilleniyor. Satış noktalarından elde edilen bilgiler, hangi ürünlerin hangi bölgelerde daha fazla talep gördüğünden kampanyaların mağaza trafiğine etkisine kadar geniş bir tablo sunuyor.
Bu verilerin güvenli biçimde toplanması ve analiz edilmesi, şirketlerin hem müşteriye sunulan ürün karmasını hem de tedarik planlarını yeniden düzenlemesine yardımcı olabilir. Teknoloji şirketi yapılanması, BİM’in bu yetkinlikleri dışarıdan hizmet alımıyla değil, kendi bünyesinde geliştirmeyi tercih ettiğini gösterebilir. Şirketin yeni yapıya ne kadar kaynak aktaracağı ve hangi hizmetleri önceliklendireceği ise ilerleyen dönemde netleşecek.
Kuruluş sermayesi tek başına yatırım büyüklüğünü göstermiyor
Yeni şirketin 250 bin liralık kuruluş sermayesi, hukuki kuruluş aşamasında belirlenen başlangıç sermayesini ifade ediyor. Bu rakamın, BİM’in teknoloji alanında yapacağı toplam yatırımın büyüklüğünü tek başına göstermediği belirtilmeli. Ana şirketin sağlayacağı finansman, personel, yazılım lisansları, donanım yatırımları ve dış kaynak kullanımı, teknoloji faaliyetlerinin gerçek ölçeğini belirleyecek unsurlar arasında yer alacak.

Şirketin faaliyet konusunun kapsamı, ortaklık yapısı ve yöneticileriyle ilgili ayrıntılar açıklandığında, kuruluşun yalnızca BİM’in iç ihtiyaçlarına hizmet edecek bir birim mi yoksa ileride farklı müşterilere de teknoloji hizmeti sunabilecek bir yapı mı olduğu daha iyi anlaşılacak. Perakende şirketlerinin teknoloji alanındaki iştirakleri, bazı durumlarda grup içi çözümleri geliştirirken farklı markalara hizmet verebilecek ticari modeller de oluşturabiliyor.
Küresel teknoloji şirketlerinde borç ve büyüme baskısı
BİM’in hamlesi, küresel teknoloji şirketlerinin yüksek yatırım ihtiyacıyla karşı karşıya kaldığı bir dönemde geldi. Ekonomim’in aktardığı habere göre teknoloji devlerinin toplam borcu 3,2 trilyon dolara ulaştı. Yapay zekâ, bulut bilişim, veri merkezleri ve çip yatırımları şirketlerin büyüme planlarını desteklerken, bu yatırımların finansman maliyeti bilançolar üzerinde baskı oluşturuyor.
Nvidia’nın geride bırakıldığı ve dünyanın en çok kazanan şirketinin değiştiğine ilişkin haberler de teknoloji sektöründe gelir ve kârlılık yarışının ne kadar sertleştiğini ortaya koyuyor. BİM’in kurduğu şirket, ölçek ve faaliyet alanı bakımından bu küresel teknoloji devleriyle karşılaştırılabilecek bir yapı değil. Yine de perakendecilerin teknolojiye doğrudan yatırım yapması, dijital yetkinliklerin artık yalnızca teknoloji üreticileri için değil, geniş müşteri ve tedarik ağlarına sahip şirketler için de stratejik önem taşıdığını gösteriyor.
Farklı sektörler teknoloji iştiraklerine yöneliyor
Teknoloji şirketi kurma eğilimi yalnızca perakende alanıyla sınırlı değil. Badger Meter’ın Avustralya’daki kamu hizmetleri teknoloji şirketi 37South’u satın aldığı bildirildi. Bu tür işlemler, su yönetimi, sayaç teknolojileri ve kamu hizmetlerinde kullanılan dijital çözümlerin şirketler açısından büyüyen bir pazar oluşturduğunu gösteriyor.
Yönetici transferleri de teknoloji sektörünün farklı iş kollarıyla kesiştiğini ortaya koyuyor. GSK’nın eski CEO’su Emma Walmsley’nin HP’nin yeni CEO’su olması, teknoloji şirketlerinin yönetiminde sağlık, tüketim ürünleri ve küresel operasyon deneyimine sahip isimlere duyulan ihtiyacı gündeme taşıdı. BİM’in yeni şirketinin yönetim kadrosu, kuruluşun hedeflerinin ve önceliklerinin şekillenmesinde belirleyici olacak.
BİM’in teknoloji şirketiyle ilgili faaliyet alanı, yatırım planı ve operasyon takvimi kamuoyuna açıklandıkça kuruluşun kapsamı daha net görülecek. Şimdilik bilinen, şirketin 250 bin lira sermayeyle kurulduğu ve BİM grubunun teknoloji alanındaki çalışmalarını ayrı bir tüzel kişilik altında yürütmeye başladığıdır.