Özlem Öz’ün 4 milyonun üzerinde takipçiye sahip Instagram hesabına erişim engeli getirildi. Fenomenin çocuklarının sünnet törenine ilişkin görüntüleri sosyal medya hesabından paylaşması, takipçiler ve çeşitli sosyal medya kullanıcıları tarafından tepkiyle karşılanmış, paylaşımlarla ilgili şikayetlerin artması üzerine ilgili kurumlar harekete geçmişti.
Hesaba erişim sağlamak isteyen kullanıcılar, Özlem Öz’ün Instagram profilinin açılmadığını gördü. Kararın, hesabın tüm içeriklerine yönelik erişimi etkilediği belirtilirken, uygulamanın doğrudan hangi hukuki gerekçeye dayandığına ilişkin ayrıntılar kamuoyuyla tüm yönleriyle paylaşılmadı. Bazı haberlerde hesap için 4,3 milyon, bazı haberlerde ise 4,5 milyon takipçi bilgisi yer aldı.
Çocukların görüntüleri tepki çekti
Tartışmanın merkezinde, Özlem Öz’ün çocuklarının sünnet töreni sırasında çekilen görüntüleri yayımlaması bulunuyor. Paylaşımlarda çocukların özel anlarının geniş bir takipçi kitlesine açık biçimde gösterilmesi, çocukların kişilik hakları ve mahremiyetlerinin korunması açısından eleştirildi.
Sosyal medya kullanıcıları, çocukların henüz kendi rızalarını açıklayabilecek yaşta olmadıkları bir dönemde görüntülerinin ticari ya da kişisel içerik amacıyla kullanılmasının sakıncalarına dikkat çekti. Eleştiriler yalnızca görüntülerin içeriğine değil, çocukların bedensel ve özel alanlarına ilişkin bilgilerin kalıcı biçimde internet ortamına taşınmasına da yöneldi.
Bakanlık sürece müdahil oldu
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın, çocukların sünnet görüntülerinin yayımlanmasıyla ilgili inceleme başlattığı ve erişimin engellenmesi için hukuki süreç yürüttüğü aktarıldı. Bakanlığın girişimi, çocukların üstün yararının korunması ve kişisel mahremiyetlerinin ihlal edilmemesi gerekçeleriyle ilişkilendirildi.
Haberlerde yer alan bilgilere göre, bakanlık tarafından yapılan başvuru mahkeme sürecine taşındı. Çocuğun sünnet görüntülerine erişimin engellenmesine ilişkin talebin mahkeme tarafından kabul edildiği, kararın ardından Özlem Öz’ün Instagram hesabına erişimin kısıtlandığı bildirildi.
Yetkili kurumların değerlendirmesinde, sosyal medya hesaplarının geniş kitlelere ulaşması nedeniyle çocuklara ait özel görüntülerin paylaşılmasının sıradan bir kişisel paylaşım olarak ele alınamayacağı vurgulandı. İnternet ortamında yayılan görüntülerin kısa sürede kopyalanabilmesi ve farklı hesaplarda yeniden paylaşılabilmesi, mahremiyet ihlali riskini artıran başlıca unsurlar arasında gösteriliyor.

Erişim engeli sosyal medya sorumluluğunu gündeme getirdi
Özlem Öz hakkında uygulanan karar, sosyal medya fenomenlerinin çocukları üzerinden oluşturduğu içeriklerin sınırlarını da yeniden tartışmaya açtı. Takipçi sayısı yüksek hesapların, paylaşımlarıyla yalnızca kendi çevrelerine değil, milyonlarca kişiye ulaştığına dikkat çekildi.
Uzmanların ve çocuk hakları savunucularının uzun süredir üzerinde durduğu konulardan biri, çocukların görüntülerinin ebeveynleri tarafından paylaşılması. Ebeveyn onayı bulunsa dahi, çocuğun ileride bu görüntülerin yayımlanmasını istemeyebileceği, dijital ortamda oluşan kalıcı izlerin eğitim, sosyal çevre ve özel hayat bakımından çeşitli sonuçlar doğurabileceği belirtiliyor.
Bu nedenle paylaşımlarda çocuğun yüzünün görünmesi, bedenine ilişkin görüntülerin yayımlanması, sağlık veya bakım süreçlerinin ayrıntılı biçimde anlatılması gibi içerikler daha hassas değerlendiriliyor. Sünnet gibi çocuğun bedensel mahremiyetini doğrudan ilgilendiren bir sürecin görüntülenmesi de bu kapsamda ele alındı.
Hesabın geleceği için resmi karar bekleniyor
Erişim engelinin hesabın geçici olarak mı kısıtlandığı, yoksa belirli içerikler kaldırılıncaya kadar devam edip etmeyeceği konusunda kamuoyuna ayrıntılı bir açıklama yapılmadı. Kararın kapsamı ve süresi, ilgili yargı makamlarının değerlendirmeleriyle netleşecek.
Özlem Öz’ün sosyal medya hesaplarından konuya ilişkin kapsamlı bir açıklama yapıp yapmadığına dair farklı haber kaynaklarında sınırlı bilgiler yer aldı. Hesabın yeniden erişime açılması veya engelin sürdürülmesi, mahkeme kararının içeriği ve platformun uygulayacağı işlemlere bağlı olacak.
Yaşanan gelişme, sosyal medya paylaşımlarında çocukların mahremiyetinin korunmasına ilişkin denetim ve hukuki başvuru mekanizmalarının daha görünür hale geldiğini gösterdi. Bakanlığın başvurusu sonrasında alınan erişim kararıyla birlikte, çocukların özel görüntülerini kamuya açık platformlarda paylaşan hesaplara yönelik benzer süreçlerin nasıl ilerleyeceği de yakından izlenecek.