Trafikte sürücülerin birbirini uyarmak amacıyla selektör yapması, tek başına ceza gerektiren bir davranış olarak değerlendirilmiyor. Yaklaşan bir tehlikeyi haber vermek, sollama niyetini bildirmek veya görüşün kısıtlı olduğu bir noktada diğer sürücünün dikkatini çekmek için kısa süreli ışık uyarısı kullanılabiliyor. Ceza, selektörün varlığından çok hangi amaçla, ne kadar süreyle ve trafik güvenliğini nasıl etkilediği üzerinden gündeme geliyor.
Karayollarındaki temel kurallar, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve bu kanuna bağlı yönetmeliklerle belirleniyor. Bu düzenlemelerde sürücülerden, araçlarının ışık donanımını kurallara uygun kullanmaları, diğer yol kullanıcılarını tehlikeye düşürmemeleri ve trafik akışını bozacak davranışlardan kaçınmaları isteniyor.
Selektör hangi durumda ihlal sayılabilir?
Selektör, kısa ve makul bir uyarı amacıyla kullanıldığında sürücüler arasındaki iletişim araçlarından biri kabul ediliyor. Bir aracın sollanacağını bildirmek için birkaç kez ışık yakıp söndürmek ya da tehlikeli bir duruma dikkat çekmek, tek başına trafik cezası doğurmuyor.
Uzun farların gereksiz şekilde açık tutulması, karşı yönden gelen veya önde seyreden sürücünün görüşünü bozacak biçimde sürekli selektör yapılması farklı bir değerlendirmeye tabi tutulabiliyor. Işıkla taciz, yol isteme, başka bir sürücüyü korkutma ya da öfke göstergesi olarak ısrarla selektör kullanma, trafik güvenliğini tehlikeye düşüren davranış niteliği kazanabiliyor. Denetim görevlisinin tespiti, kamera kaydı veya olayla ilgili diğer deliller ihlalin niteliğinin belirlenmesinde önem taşıyor.
Yol vermemek tek başına yeterli bir tanım değil
“Yol vermemek” ifadesi günlük konuşmada sık kullanılsa da hukuk bakımından her olayın karşılığı aynı değil. Kavşakta geçiş hakkı bulunan araca öncelik tanımamak, dönel kavşakta kurallara uymamak, yaya geçidindeki yayaya geçiş hakkı vermemek, ambulans veya itfaiye gibi geçiş üstünlüğüne sahip araçların ilerlemesini engellemek farklı maddeler kapsamında ele alınabiliyor.
Bir sürücünün hızını artırarak başka bir aracın önüne geçmesi, şerit değiştiren araca kasıtlı biçimde alan bırakmaması ya da takip mesafesini kapatıp baskı kurması da olayın koşullarına göre trafik güvenliğini tehlikeye sokan hareket olarak değerlendirilebilir. Bu nedenle yalnızca “yol vermedi” şeklindeki genel bir ifade, uygulanacak cezanın belirlenmesi için yeterli olmayabilir; ihlalin nerede, hangi manevra sırasında ve kimin geçiş hakkını ihlal ederek gerçekleştiği ortaya konulmalıdır.
Geçiş üstünlüğü olan araçlara yol açmak zorunlu
Ambulans, itfaiye, polis ve diğer geçiş üstünlüğüne sahip araçlar görev halinde olduklarını sesli veya ışıklı uyarı sistemleriyle belli ettiğinde, sürücülerin güvenli biçimde yol açması gerekiyor. Bu araçların arkasına takılarak ilerlemek, kavşakta önünü kapatmak, şerit değiştirmesini engellemek veya uyarılara rağmen geçişini sürdürmek ciddi bir ihlal oluşturabiliyor.

Yol açma yükümlülüğü, diğer sürücülerin kendi can güvenliğini tehlikeye atarak ani manevra yapması anlamına gelmiyor. Sürücü, mümkün olan en kısa sürede uygun şeride geçmeli, kavşağı kilitlememeli ve geçiş üstünlüğüne sahip araç için güvenli bir koridor oluşturmalı. Dar yollarda ya da yoğun kavşaklarda yapılan hatalı bir manevra, yalnızca para cezasıyla değil, kazaya neden olması halinde daha ağır hukuki sonuçlarla da karşılaşabilir.
Yaya geçidinde öncelik kime ait?
Yaya geçidine yaklaşan sürücünün hızını azaltması ve geçiş yapmak isteyen yayaya öncelik vermesi gerekiyor. Yaya adım attıktan sonra durmak kadar, yayanın geçiş niyetini açıkça gösterdiği bir noktada aracı hızlandırarak önünü kesmek de ihlal kapsamında değerlendirilebiliyor.
Okul geçitleri, kavşak ağızları, bisiklet geçişleri ve görevli işaretleriyle düzenlenen alanlarda sürücülerin daha dikkatli olması gerekiyor. Selektör yaparak yayayı veya önündeki aracı hızlandırmaya çalışmak, geçiş hakkını ortadan kaldırmıyor; tersine, baskı ve tehlike yaratılması halinde ayrı bir inceleme konusu olabiliyor.
Ceza miktarı ihlalin maddesine göre değişiyor
Trafik cezası, sürücünün kullandığı ışık, yol verme veya durma davranışının hangi kanun maddesine girdiğine göre belirleniyor. Aynı olayda bir sürücünün hem geçiş önceliğini ihlal ettiği hem de tehlikeli manevra yaptığı tespit edilirse, koşullara göre birden fazla ihlal değerlendirilebiliyor.
Ceza tutarları her yıl yeniden değerleme oranı ve yayımlanan resmi tarife doğrultusunda güncellenebildiği için, yalnızca “selektör cezası” ya da “yol vermeme cezası” şeklinde sabit bir rakam vermek yanıltıcı olabilir. Sürücü, kendisine düzenlenen tutanakta ihlalin dayandığı maddeyi, olayın açıklamasını ve varsa indirim ya da itiraz süresini kontrol etmeli.
Tutanakta olayın ayrıntıları belirleyici oluyor
Bir trafik görevlisinin doğrudan gözlemi, kamera görüntüsü veya diğer resmi tespitler cezanın dayanağını oluşturabiliyor. Sürücü, cezanın hatalı olduğunu düşünüyorsa tutanakta belirtilen başvuru yollarını ve süreleri kullanarak itiraz edebilir; itiraz sırasında görüntü, tanık veya olayın gerçekleşme biçimini gösteren diğer belgeler önem taşıyabilir.
Trafikte selektörün amacı uyarmak olmalı, karşı tarafı zorlamak değil. Geçiş hakkına uymak, yaya ve görev araçlarına güvenli alan bırakmak, ışıkları karşı sürücünün görüşünü bozmayacak biçimde kullanmak hem ceza riskini azaltıyor hem de denetimlerin temel aldığı trafik güvenliği yükümlülüğünü yerine getiriyor.