Anayasa Mahkemesi’nin süresiz nafakaya ilişkin iptal kararı Resmî Gazete’de yayımlandı. Kararla, Türk Medeni Kanunu’nda yoksulluk nafakasının herhangi bir süre sınırı olmadan ödenebilmesine imkân veren düzenleme Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildi. Kararın yayımlandığı gün yürürlüğe girmemesi, nafaka alan ve ödeyen kişiler açısından uygulamanın hemen değişmeyeceği anlamına geliyor.
Mahkemenin kararına göre iptal hükmü, Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihten dokuz ay sonra yürürlüğe girecek. Bu süre, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yeni bir yasal düzenleme hazırlayarak nafakanın süresi, miktarı ve hangi şartlarda sona ereceği konusunda farklı bir sistem kurabilmesi amacıyla tanındı. Meclis bu süre içinde yeni bir hüküm oluşturmazsa, iptal edilen düzenleme yürürlükten kalkacak ve uygulamada hukuki boşluk tartışması gündeme gelebilecek.
Karar hemen nafakayı kaldırmıyor
Resmî Gazete’de yayımlanan AYM kararı, mevcut nafaka dosyalarının aynı gün içinde sona erdiği anlamına gelmiyor. Kararın yürürlük tarihine kadar mahkemeler, yürürlükte bulunan mevzuat çerçevesinde yoksulluk nafakasına ilişkin talepleri değerlendirmeyi sürdürecek. Hâlihazırda nafaka alan kişiler bakımından da kararın yayım günü itibarıyla otomatik bir kesinti veya ödeme sonlandırma işlemi yapılmayacak.
Nafakanın kaldırılması, azaltılması ya da yeniden belirlenmesi için somut şartların bulunması gerekiyor. Nafaka yükümlüsünün ekonomik durumunun değişmesi, nafaka alacak kişinin evlenmesi, düzenli gelir elde etmeye başlaması veya yoksulluk durumunun ortadan kalkması gibi unsurlar, mevcut hukuk düzeninde mahkemelerin değerlendirdiği başlıklar arasında yer alıyor. Bu nedenle her dosyanın kendi koşulları içinde incelenmesi gerekiyor.
İptal edilen düzenleme ne getiriyordu
Yoksulluk nafakası, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafa, diğer eşin mali gücü oranında bağlanabilen bir nafaka türü olarak uygulanıyor. Mevcut düzenlemede nafaka için belirli bir üst süre öngörülmemesi, şartlar devam ettiği sürece ödemenin yıllarca sürebilmesine imkân tanıyordu. Bu durum, kamuoyunda “süresiz nafaka” başlığıyla yürütülen tartışmaların temelini oluşturdu.

İptal kararını destekleyenler, nafaka borçlusunun boşanmanın üzerinden uzun yıllar geçmesine rağmen ödeme yapmaya devam etmesinin ekonomik ve sosyal açıdan ağır sonuçlar doğurduğunu savunuyor. Nafaka yükümlüsünün yeniden evlenmesi, emekli olması veya gelir kaybı yaşaması hâlinde borcun devam etmesi de eleştirilerin başında geliyor. Nafaka alan taraf açısından bakıldığında ise boşanma sonrasında gelir güvencesinin ortadan kalkması, yaş, sağlık durumu, çocukların bakım sorumluluğu ve iş bulma güçlüğü gibi nedenler öne çıkıyor.
Dokuz aylık sürede Meclis’in düzenleme yapması bekleniyor
AYM’nin iptal kararının ardından gözler TBMM’ye çevrildi. Yasama organının, dokuz aylık süre dolmadan yeni bir düzenleme hazırlaması bekleniyor. Yeni modelde nafakanın belirli bir süreyle sınırlandırılması, evlilik süresi veya tarafların ekonomik koşullarının dikkate alınması, özel durumlarda sürenin uzatılabilmesi ve bazı hallerde nafakanın kendiliğinden sona ermesi gibi seçenekler gündeme gelebilir.
Meclis’in hazırlayacağı düzenlemenin yalnızca ödeme süresini değil, nafaka miktarının belirlenme yöntemini ve denetim mekanizmasını da açıklığa kavuşturması gerekiyor. Uygulamada yaşanan en önemli sorunlardan biri, tarafların gelir ve mal varlığı durumlarının boşanma sonrasında ne ölçüde değiştiğinin belirlenmesi. Yeni hüküm hazırlanırken bu değişikliklerin hangi belgelerle kanıtlanacağı, mahkemelerin hangi ölçütleri kullanacağı ve geçmişte bağlanan nafakaların yeni kurallardan etkilenip etkilenmeyeceği de netleştirilecek.
Mevcut davalar için karar tarihi önem taşıyor
Kararın yürürlüğe girmesinden önce açılmış veya devam eden davalarda hangi hükümlerin uygulanacağı, yapılacak yeni yasal düzenlemenin geçiş maddelerine bağlı olacak. Bu nedenle nafaka ödeyen ya da nafaka alan kişilerin, yalnızca kararın Resmî Gazete’de yayımlandığı bilgisine dayanarak ödeme kesme veya tek taraflı değişiklik yapma yoluna gitmemesi gerekiyor. Mahkeme kararıyla belirlenen nafakanın ödenmemesi, icra takibi ve başka hukuki sonuçlar doğurabilir.
Dokuz aylık süre doluncaya kadar yürürlükteki hükümler uygulanacak. Yeni düzenlemenin kapsamı, yürürlük tarihi ve devam eden dosyalara etkisi TBMM’de yapılacak çalışmalarla kesinleşecek. Bu tarihe kadar süresiz nafakanın tamamen kaldırıldığı değil, mevcut yasal dayanağın iptal edildiği ve yeni kurallar için yasama sürecinin başladığı kabul ediliyor.