Taşeron işçilerin kadroya geçirilmesi talebi, başvuru sürecinin sona erdiğine ilişkin haberlerin ardından yeniden gündemin üst sıralarına taşındı. Türk-İş başta olmak üzere işçi temsilcileri, daha önceki düzenlemelerden yararlanamayan veya farklı statüler nedeniyle kapsam dışında kalan çalışanların sorunlarının çözülmesini isterken, yeni bir yasal düzenleme yapılıp yapılmayacağı konusunda resmi açıklama bekleniyor.
Haber 7’de yer alan bilgilere göre taşeron işçilerin kadro başvuruları sona erdi. Başvurusu alınan çalışanların hangi kriterlerle değerlendirileceği, kapsam dışında kalan grupların durumunun nasıl ele alınacağı ve yeni bir başvuru takvimi oluşturulup oluşturulmayacağı ise işçilerin en fazla merak ettiği başlıklar arasında bulunuyor. Resmi kurumlar tarafından kapsamı ve uygulama takvimi açıkça ortaya konulmamış yeni bir düzenleme bulunmadığı sürece, haber başlıklarında yer alan iddiaların kesinleşmiş karar olarak değerlendirilmemesi gerekiyor.
Kadro talebi farklı statülerde çalışanları kapsıyor
Taşeron işçilerin talebi yalnızca kadroya geçişten ibaret değil. Çalışanlar, aynı işyerinde benzer görevleri yürüttükleri halde farklı ücret, izin, sosyal hak ve iş güvencesi uygulamalarına tabi tutulmalarının sona ermesini istiyor. Özellikle kamu kurumlarında, belediyelerde, hastanelerde ve hizmet alımı yapılan diğer alanlarda görev yapan işçiler, statü farklılığının çalışma hayatında eşitsizlik yarattığını savunuyor.
Önceki yıllarda yapılan kadro düzenlemelerinden yararlanamayan işçiler, kapsam dışında kalma gerekçelerinin yeniden incelenmesini talep ediyor. İhale yöntemi, şirket yapısı, çalışma süresindeki kesintiler ve görev tanımındaki farklılıklar nedeniyle bazı çalışanların kadro hakkından yararlanamadığı belirtiliyor. İşçi örgütleri, benzer işi yapan çalışanlar arasında ayrım oluşmaması için düzenlemenin açık, denetlenebilir ve bütün çalışanları gözeten bir çerçevede hazırlanmasını istiyor.
Belediye işçileri için yeni düzenleme beklentisi
Taşeron tartışmasının önemli başlıklarından biri de belediyelerde çalışan işçilerin statüsü. Hatay Asi Gazetesi’nde yayımlanan haberde, belediye işçilerine kadro geleceği ve düzenlemenin kimleri kapsayacağı yönündeki beklenti ele alındı. Belediyelerde temizlik, ulaşım, bakım, park ve altyapı hizmetlerinde görev yapan çalışanlar, kadro talebinin kendi çalışma alanlarını da kapsamasını bekliyor.
Belediye şirketlerinde çalışan işçiler açısından sorun, yalnızca iş güvencesiyle sınırlı kalmıyor. Ücretlerin belirlenme biçimi, toplu iş sözleşmelerinden yararlanma, görevde yükselme ve tayin olanakları da çalışanların gündeminde. Yerel yönetimlerin mali yapısı ile merkezi idarenin hazırlayacağı olası bir düzenlemenin kapsamı, belediye işçilerinin geleceği bakımından belirleyici olacak.

Türk-İş kapsam dışında kalanları gündeme taşıdı
Yeni Şafak’ta yer alan haberde, kadro alamayan taşeron işçilerle ilgili Türk-İş kaynaklı açıklamalara dikkat çekildi. İşçi konfederasyonunun yaklaşımı, daha önce kadro düzenlemelerinden yararlanamayan çalışanların taleplerinin çalışma hayatının temel sorunlarından biri olarak ele alınması gerektiği yönünde. Sendikalar, aynı işyerinde aynı veya benzer işi yapan işçiler arasında ücret ve hak farkının azaltılmasını öncelikli görüyor.
İşçi temsilcileri, sorunun yalnızca seçim dönemlerinde gündeme taşınmaması gerektiğini belirtiyor. Onlara göre kalıcı çözüm için kapsamın hangi çalışanları içerdiği, başvuru şartlarının ne olacağı, hizmet süresinin nasıl hesaplanacağı ve geçiş sonrasında özlük haklarının nasıl korunacağı kanun düzeyinde açık biçimde yazılmalı. Belirsiz ifadeler, geçmişte olduğu gibi yeni mağduriyetlere yol açabilir.
Özel hastanelerdeki çalışma modeli de tartışılıyor
Taşeronluk başlığı kamu hizmetleriyle sınırlı kalmıyor. Haber Ekspres’te yer alan haberde CHP Genel Başkan Yardımcısı Dr. Gamze Akkuş İlgezdi’nin özel hastanelerdeki çalışma düzenine yönelik değerlendirmeleri aktarıldı. İlgezdi, hekimlerin taşeronlaştırıldığı ve hastaların müşteri konumuna itildiği yönünde eleştirilerde bulundu.
Sağlık sektöründeki bu tartışma, taşeron çalışma modelinin mesleki bağımsızlık, hizmet kalitesi ve çalışan güvenliği üzerindeki etkilerini de gündeme getiriyor. Hekimler, hemşireler, teknisyenler ve destek personeli bakımından çalışma koşullarının farklı sözleşme biçimleriyle belirlenmesi, sağlık hizmetinin sürekliliği konusunda soru işaretleri yaratabiliyor. Sağlık emekçileri, ücret ve istihdam güvencesinin yanı sıra hastaların nitelikli hizmete erişiminin de düzenlemelerin merkezinde tutulmasını istiyor.
Resmi takvim açıklanması bekleniyor
25 Ekim 2026 itibarıyla taşeron işçilerin tamamını kapsayan yeni bir kadro düzenlemesine ilişkin kesinleşmiş resmi takvim kamuoyuna açıklanmış değil. Bu nedenle çalışanların başvuru, kapsam ve hak sahipliği konusunda yalnızca ilgili bakanlıkların, kamu kurumlarının ve yetkili işçi örgütlerinin duyurularını esas alması önem taşıyor.
Önümüzdeki süreçte yapılacak açıklamalarda, kadro kapsamının yanı sıra başvuru şartları, değerlendirme yöntemi ve belediye şirketlerinde çalışanların statüsü belirleyici olacak. İşçilerin gözü, yeni bir kanun teklifi hazırlanıp hazırlanmayacağına ve kapsam dışında kalan gruplar için ayrı bir çalışma yürütülüp yürütülmeyeceğine çevrilmiş durumda.