Türkiye ile Yunanistan arasındaki ilişkilerde Ege Denizi, Meis Adası ve bölgesel güvenlik başlıkları yeniden öne çıktı. Ankara’dan yapılan açıklamalar ve üst düzey yetkililerin mesajları, Atina’daki basın organlarında dikkatle takip edilirken, Yunanistan’da Türkiye’nin son dönemdeki siyasi ve güvenlik adımlarıyla ilgili değerlendirmeler yayımlandı.
Yunan basınında yer alan haberlerde, “Terörsüz Türkiye” hedefiyle ilgili gelişmelerin Atina açısından doğurabileceği sonuçlara ilişkin bir alarm havası öne çıktı. Haber başlıklarında, Türkiye’nin terörle mücadele sürecini ülke içi güvenliğin ötesinde bölgesel dengeleri etkileyebilecek bir konu olarak değerlendirdiği ve bu sürecin Yunanistan’ın güvenlik hesaplarına yansıyabileceği yorumlarına yer verildi.
Yunan basını Ankara’nın güvenlik gündemine odaklandı
Atina merkezli değerlendirmelerde, Türkiye’nin güvenlik politikası, terörle mücadele yaklaşımı ve bölgesel etkisi birlikte ele alındı. “Terörsüz Türkiye” ifadesi, Yunan basınında yalnızca iç siyasi bir hedef olarak değil, Ankara’nın çevre ülkelerle ilişkilerini ve güvenlik önceliklerini şekillendirebilecek bir süreç olarak sunuldu.
Bu yaklaşımın Yunanistan’daki yansıması, Türkiye’nin askeri ve diplomatik kapasitesini artırabileceği yönündeki kaygılarla sınırlı kalmadı. Haberlerde, Ankara’nın güvenlik alanında elde edeceği hareket serbestisinin Ege ve Doğu Akdeniz’deki gelişmelere de etkide bulunabileceği iddia edildi. Söz konusu yorumlar, iki ülke arasındaki mevcut güvensizlik ortamının basın gündeminde canlılığını koruduğunu gösterdi.
MSB’den Ege adaları için faaliyet uyarısı
Milli Savunma Bakanlığı tarafından Atina’ya yöneltilen mesajlarda, Ege adalarının statüsüyle bağlantılı faaliyetlerden kaçınılması istendi. Bakanlığın uyarısı, Yunanistan’ın bazı adalarda gerçekleştirdiği veya gerçekleştirmeyi planladığı faaliyetlerin Türkiye tarafından yakından izlendiğini ortaya koydu.
Ankara’nın açıklamalarında, Ege adalarının silahsızlandırılmış statüsüne ilişkin değerlendirmeler öne çıktı. Türkiye, statüsüyle ilgili itirazların bulunduğu adımlarda ısrar edilmesinin bölgesel istikrarı zedeleyebileceği görüşünü savunuyor. Atina ise kendi egemenlik hakları çerçevesinde hareket ettiğini belirtiyor. İki başkent arasındaki temel anlaşmazlık, adaların statüsüne ilişkin hukuki yorumların ve güvenlik gerekçelerinin farklılaşmasından kaynaklanıyor.

Meis başlığında “kabul edilemez” mesajı
Gündemin bir başka başlığını Meis Adası oluşturdu. Milli Savunma Bakanlığı’nın Meis’teki faaliyetlere ilişkin açıklamasında “kabul edilemez” ifadesinin kullanılması, Ankara’nın bu konudaki itirazının seviyesini ortaya koydu.
Meis, Türkiye kıyılarına yakın konumu nedeniyle Ege ve Doğu Akdeniz denkleminin en hassas noktalarından biri olarak görülüyor. Ada çevresindeki askeri, idari veya sembolik nitelikteki her adım, iki tarafın karşılıklı açıklamalarıyla kısa sürede diplomatik gündeme taşınıyor. Ankara, Meis’in statüsüne ilişkin yükümlülüklerin ihlal edilmemesi gerektiğini vurgularken, Atina’dan gelebilecek karşı açıklamalar yeni bir diplomatik tartışmanın kapısını aralayabilir.
Fidan yanlış anlaşılmaların önlenmesini istedi
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ise Atina’ya verdiği mesajda, iki ülke arasındaki gerilimin yanlış anlaşılmalar yoluyla büyümemesi gerektiğine işaret etti. Fidan’ın açıklamalarında, iletişim kanallarının açık tutulması ve karşılıklı adımların doğru okunması gerektiği vurgulandı.
Bu mesaj, Türkiye’nin Ege’deki itirazlarını sürdürürken diplomatik temasın korunmasına önem verdiği şeklinde değerlendirildi. Ankara, bir yandan adaların statüsü ve bölgesel faaliyetler konusundaki itirazlarını açık biçimde dile getiriyor, diğer yandan açıklamaların kontrolsüz bir tırmanmaya dönüşmemesi gerektiğini belirtiyor. Atina’daki haberlerde Fidan’ın sözleri, Türkiye’nin hem sert uyarılarını hem de diyalog ihtiyacını aynı çerçevede yürütme çabası olarak aktarıldı.
Atina’nın önündeki başlıklar
Yunanistan açısından öncelikli konu, Ege adalarındaki faaliyetlerin Türkiye tarafından nasıl karşılanacağı ve açıklamaların sahadaki gelişmelerle ne ölçüde örtüşeceği. Türkiye’nin resmi kurumları, Yunanistan’ın adımlarıyla ilgili değerlendirmelerini sürdürürken, diplomatik kanalların kullanılması iki tarafın da gerilimi yönetme kapasitesini belirleyecek.
Atina’da Türkiye’nin güvenlik politikası, “Terörsüz Türkiye” süreci ve Ege’ye ilişkin uyarıları aynı gündem içinde tartışılıyor. Meis başta olmak üzere ada statüsüyle ilgili başlıklar, iki ülke arasındaki ilişkilerde kırılganlığın sürdüğünü gösteriyor. Sürecin bir sonraki aşamasında açıklamalar kadar, sahadaki faaliyetlerin niteliği ve tarafların karşılıklı temasları belirleyici olacak.