Eski İçişleri Bakanı İsmail Namık Gedik’in naaşı, İstanbul’da bulunan Adnan Menderes Anıt Mezarı’nın bulunduğu alana nakledilecek. Karar, hükümet düzeyinde yapılan açıklamalarla kamuoyuna duyurulurken, nakil işleminin Menderes, Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu’nun anıt mezarlarının bulunduğu alanda gerçekleştirilmesi bekleniyor.
İçişleri Bakanı Çiftçi, yaptığı açıklamada Namık Gedik’i Menderes ve arkadaşlarıyla birlikte şehit olarak andıklarını belirtti. Gedik’in naaşının İstanbul’a taşınması, 27 Mayıs 1960 darbesinin ardından yaşanan Yassıada sürecinde hayatını kaybeden Demokrat Parti hükümeti mensuplarına ilişkin anma tartışmalarını yeniden gündeme getirdi.
Gedik’in naaşı İstanbul’a nakledilecek
İsmail Namık Gedik’in naaşı halen İstanbul dışında bulunuyor. Alınan kararla birlikte mezarın, Adnan Menderes Anıt Mezarı’nın bulunduğu alana taşınması planlanıyor. Nakil işleminin ardından Gedik, 1961’de idam edilen eski Başbakan Adnan Menderes ile eski Maliye Bakanı Hasan Polatkan ve eski Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu’nun yanında anılacak.
Nakil kararının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yürürlüğe girdiği yönündeki haberler, farklı medya kuruluşlarında yer aldı. Yetkili makamların açıklamalarında işlemin hangi gün yapılacağına ilişkin kesin bir takvim paylaşılmadı. Tören programı ve defin işlemlerinin ayrıntılarının ilgili kurumlar tarafından açıklanması bekleniyor.
Çiftçi Gedik’i şehit olarak andı
İçişleri Bakanı Çiftçi, Namık Gedik’in ölümüne ilişkin resmi anlatının yıllardır tartışma konusu olduğunu hatırlattı. Bakanın açıklamasında, Yassıada sürecinde intihar ettiği duyurulan Gedik’in de Menderes, Polatkan ve Zorlu ile birlikte şehit edildiği görüşü dile getirildi.
Gedik’in ölümüne ilişkin resmi kayıtlarda, 27 Mayıs 1960 darbesinin ardından tutuklandığı sırada intihar ettiği bilgisi yer alıyor. Çiftçi’nin son açıklaması ise bu anlatıya itiraz eden siyasi değerlendirmelerin devlet makamları tarafından da gündeme taşındığını gösterdi. Gedik’in ölüm koşulları, özellikle Demokrat Parti dönemine ilişkin siyasi ve tarihî çalışmaların başlıca tartışma başlıkları arasında bulunuyor.
6-7 Eylül olayları döneminde İçişleri Bakanlığı yaptı
Namık Gedik’in adı, Demokrat Parti iktidarı dönemindeki İçişleri Bakanlığı görevi nedeniyle 6-7 Eylül olaylarıyla ilgili tarihsel tartışmalarda da öne çıkıyor. İstanbul ve İzmir başta olmak üzere bazı kentlerde Rum yurttaşlara, onların iş yerlerine, ibadethanelerine ve mülklerine yönelik saldırılarla anılan 6-7 Eylül olayları, Türkiye’nin yakın tarihindeki en ağır toplumsal kırılmalardan biri olarak kabul ediliyor.
Gedik, olayların yaşandığı dönemde İçişleri Bakanı olarak görev yapıyordu. Bu nedenle dönemin güvenlik politikaları, devletin olaylar karşısındaki tutumu ve siyasi sorumluluk tartışmalarında adı sıkça geçen isimlerden biri oldu. Farklı siyasi çevreler ve tarihçiler, Gedik’in rolüne ilişkin birbirinden farklı değerlendirmeler yapmayı sürdürüyor.
Menderes ve arkadaşlarının idamı yeniden anılıyor
Adnan Menderes, Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu, Yassıada yargılamalarının ardından 1961’de idam edildi. İdam kararları, aradan geçen yıllara rağmen Türkiye’de demokratik siyaset, darbeler ve siyasi yargılamalar başlıkları altında tartışılmaya devam ediyor.
Menderes, Polatkan ve Zorlu’nun naaşları daha sonra İstanbul’daki anıt mezara taşındı. Bu alan, her yıl düzenlenen anma programlarının merkezinde yer alıyor. Namık Gedik’in de aynı alana defnedilecek olması, 27 Mayıs döneminde yargılanan ve yaşamını yitiren Demokrat Parti kadrolarına yönelik anma çerçevesini genişletecek.
Nakil için resmi hazırlık yapılacak
Naaşın taşınabilmesi için mezarın bulunduğu yerde gerekli idari ve hukuki işlemlerin tamamlanması gerekiyor. İstanbul’daki anıt mezar alanında yapılacak hazırlıkların ardından defin tarihinin duyurulması planlanıyor. Törene devlet yetkilileri, siyasi parti temsilcileri, Gedik’in ailesi ve Demokrat Parti dönemine ilişkin sivil toplum kuruluşlarının katılması bekleniyor.
Namık Gedik’in naaşının Menderes Anıt Mezarı’na nakli, yalnızca bir defin işlemi olarak değil, 27 Mayıs 1960 darbesi sonrasında yaşananların devlet düzeyindeki anma biçimine ilişkin yeni bir adım olarak değerlendiriliyor. Resmi törenin tarihi ve nakil programının ayrıntıları, ilgili kurumların açıklamasıyla kesinleşecek.