Pentagon, Lockheed Martin ile 10 yıllık bir üretim anlaşması imzaladı. Anlaşma kapsamında 850 adet F-35 savaş uçağının üretilmesi planlanıyor. ABD merkezli savunma şirketinin F-35 programındaki merkezi rolünü pekiştiren anlaşma, Amerikan hava kuvvetlerinin yanı sıra uçağı satın alan veya programa ortak olan ülkelerin teslimat takvimini de yakından ilgilendiriyor.
F-35 üretimi, ABD’nin uzun vadeli savunma tedarik planlarının en büyük başlıkları arasında yer alıyor. Pentagon ile Lockheed Martin arasındaki yeni mutabakat, tek seferlik bir alım yerine on yıla yayılan üretim çerçevesi oluşturuyor. Bu yapı, uçakların farklı üretim partileri halinde teslim edilmesine, tedarik zincirinin uzun süreli işletilmesine ve bakım faaliyetlerinin üretim programıyla birlikte yürütülmesine imkân sağlayacak.
850 uçaklık üretim programı nasıl işleyecek?
Anlaşmanın merkezinde F-35A, F-35B ve F-35C varyantlarından oluşan geniş bir üretim programı bulunuyor. F-35A, geleneksel pistlerden kalkış yapabilen versiyon olarak hava kuvvetlerinin ana tercihini oluşturuyor. F-35B kısa kalkış ve dikey iniş kabiliyetiyle öne çıkarken F-35C, uçak gemilerinde kullanılmak üzere tasarlanmış kanat ve iniş takımı özelliklerine sahip.
Üretilecek uçakların hangi bölümünün doğrudan ABD silahlı kuvvetlerine, hangi bölümünün yabancı müşterilere tahsis edileceğine ilişkin ayrıntılar paylaşılan haber bilgilerinde yer almıyor. F-35 programı, ABD’nin yanı sıra çok sayıda müttefik ülkenin ortak olduğu uluslararası bir yapı üzerinden yürütülüyor. Bu nedenle yeni üretim anlaşmasının teslimat sıralaması, müşteri ülkelerin talepleri ve Pentagon’un yıllık bütçe kararları doğrultusunda şekillenecek.
F-35 programı neden stratejik önem taşıyor?
F-35, düşük görünürlük özelliği, gelişmiş sensörleri ve farklı platformlardan elde edilen verileri birleştirebilen görev bilgisayarıyla beşinci nesil savaş uçağı sınıfında değerlendiriliyor. Uçak, yalnızca hava-hava muharebesi için değil, istihbarat, gözetleme, keşif ve hassas vuruş görevleri için de kullanılıyor.
Pentagon açısından programın önemi, farklı kuvvet unsurlarını ortak bir uçak ailesi etrafında buluşturmasından kaynaklanıyor. Aynı platformun farklı varyantlarının kullanılması, eğitim, bakım, yedek parça ve operasyonel planlama süreçlerinde ortaklık sağlamayı hedefliyor. F-35’lerin müttefik ülkelerde de hizmete girmesi, bu ülkeler arasındaki veri paylaşımı ve birlikte çalışabilirlik kapasitesini artırıyor.
Lockheed Martin’in sipariş birikimi büyüyor
Yeni anlaşma, Lockheed Martin’in savunma alanındaki yüksek sipariş hacmini daha da güçlendirecek. Şirketin sipariş birikiminde F-35’in yanı sıra PAC-3 hava ve füze savunma sistemi de önemli yer tutuyor. Şirketin toplam sipariş birikiminin 292 milyar dolara ulaştığına ilişkin değerlendirmeler, savunma harcamalarındaki artışın üretici üzerindeki etkisini ortaya koyuyor.
PAC-3 sistemine yönelik talep, özellikle hava savunma kapasitesini yenilemek isteyen ülkelerin siparişleriyle yükseliyor. F-35 ve PAC-3 programlarının aynı şirketin portföyünde bulunması, Lockheed Martin’in hem hava gücü hem de füze savunması alanında geniş bir müşteri tabanına ulaşmasını sağlıyor. Şirketin gelir görünümü, üretim kapasitesi ve teslimat performansı önümüzdeki dönemde yatırımcıların izleyeceği başlıca başlıklar arasında bulunuyor.
Piyasalarda Lockheed Martin beklentisi
F-35 anlaşmasının şirketin uzun vadeli gelir görünürlüğünü desteklemesi bekleniyor. UBS’nin Lockheed Martin için hisse hedefini yükseltmesi de şirketin savunma programlarındaki güçlü konumuna yönelik piyasa beklentilerini yansıtıyor. Analistler, yüksek sipariş birikiminin olumlu bir unsur olduğunu belirtirken üretim maliyetleri, tedarik zincirindeki aksaklıklar ve teslimat takvimindeki olası gecikmelerin şirket performansı üzerinde baskı oluşturabileceğine dikkat çekiyor.
F-35 programında üretim maliyetleri ile bakım giderleri, uzun süredir tartışılan konular arasında yer alıyor. Uçağın gelişmiş elektronik sistemleri ve düşük görünürlük teknolojisi, kullanım ömrü boyunca kapsamlı bakım ve yazılım güncellemeleri gerektiriyor. Pentagon ile Lockheed Martin arasındaki 10 yıllık anlaşmanın, üretim adetlerini artırırken maliyetlerin kontrol altında tutulmasına yönelik şartlar içerip içermediği ise paylaşılan bilgilerde açıklanmadı.
Teslimat takvimi bütçe kararlarına bağlı
850 uçaklık üretim planının uygulamaya geçmesi, ABD Kongresi’nin yıllık savunma bütçesi kararları ve Pentagon’un tedarik öncelikleriyle bağlantılı olacak. Üretim miktarlarının yıllara göre dağılımı, uçakların hangi müşterilere teslim edileceği ve sözleşmenin mali ayrıntıları ilerleyen aşamalarda netleşecek.
Lockheed Martin’in F-35 üretim hattı, ABD’deki ana tesislerin yanı sıra program ortağı ülkelerdeki parça ve montaj faaliyetlerine dayanıyor. Bu nedenle anlaşma, yalnızca şirketin doğrudan üretim kapasitesini değil, motor, aviyonik, gövde ve yazılım tedarikinde görev alan geniş sanayi ağını da etkileyecek. Pentagon’un sonraki adımı, üretim partilerine ilişkin ayrıntıları ve bütçe kapsamını netleştirmek olacak.